Silivri Belediyesi soruşturmasında 2. dalga: CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut, 21 Temmuz günü sabah saatlerinde evine yapılan operasyonla gözaltına alındı.
Sabah saatlerinde Doruk Bulut ve oğlunun evlerinde arama yapan polisler, daha sonra Bulut’u gözaltına aldı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Bulut’un “Silivri Belediyesi operasyonu” kapsamında çeşitli suçlamalarla gözaltına alındığı ve emniyetteki ifade işlemlerinin ardından 22 Temmuz 2026 günü Silivri Adliyesi’nde hakim karşısına çıkartılacağı belirtildi.
CHP Silivri İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada Bulut’un evinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı ve herhangi bir şeye el konulmadığı vurgulandı:

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de operasyonu kınadı:

Son dakika! Kayyum G.T, gözaltındaki CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut ve yönetimini görevden aldı.

Gözaltındaki seçilmiş CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk BULUT‘un mektubu paylaşıldı:

Güncelleme (22.07.2026): Gözaltındaki CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut‘un emniyetteki sorgusu akşam saatlerinde yapıldı. Sorguda etkin pişmanlıktan faydalanıp iftiracı olan, Aşkın Kaynar’ın şoförü Serdar Tuna’nın ifadelerinde belirttiği bazı hususlar da soruldu. Doruk Bulut şu sıralarda Savcılık ifadesi için Silivri Adliyesi’ne getirildi. Savcılık işlemlerinin ardından ise mahkemeye sevk edilecek.
Güncelleme (22.07.2026): Doruk Bulut tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Güncelleme (22.07.2026): Seçilmiş CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut tutuklandı.
Tutuklanan Doruk Bulut: Bir iftiracının lafıyla evimden alındım.
“Sadece son birkaç günde yaşanan hukuksuzluklar, hak ihlalleriyle dolu operasyonlar ve masumiyet karinesinin yerle bir edilmesi maalesef bizim için gayet tanıdıktır. Bir buçuk yıldır sürdürülen yöntemlerle, kişiye göre ayarlanmış tutuklamalarla, insanların sebepsiz yere veya millete ‘gözdağı vermek için’ hapse atılmalarına, işkenceye dönüşecek kararların alınmasına milletçe şahitlik etmeye devam ediyoruz.
Silivri İlçe Başkanımız Doruk Bulut’un tutuklanmasını, gazetecilerin gözdağı verilerek mesleklerini yapmalarının sınırlandırılmasını, Silivri’deki tutuklu arkadaşlarımızın, mahkemede söz verilmesine rağmen 25 günlüğüne tekrar daha önceki cezaevlerine gönderilmesini ve Gezi davası hükümlülerinin Bakırköy’den İzmir’e nakledilmesini kınıyorum.
Hukuk, bunları yapanların gözünde bitmiştir. Bütün hamleleri siyasidir.
Siyasetten anladıkları ise tarihimizde görülmemiş bu acziyettir.”








